Paylaş, Yazdır, Sık Kullanılanlara Ekle
 
 
 
 

KUKA Kukla Karagöz Derneği - " Kukla ve Çocuk " /


" Kukla ve Çocuk "
Erdinç ÖCAL / genel sekreter / Tüm Yazıları »



'' KUKLA VE ÇOCUK ''

Sizin değil çocuklarınız,

            Özlenen bir yaşamın oğulları, kızlarıdır onlar.

Sizden geldiler, henüz sizinledirler;

            Ama sizden ya da sizin değildirler.

Sevginizi verebilirsiniz onlara

            Düşüncelerinizi değil.

Bedenlerini barındırabilirsiniz,

            Ruhlarını değil.

Çünkü ruhları yarının evlerinde barınacak;

            O evler ki düşünüzde bile göremeyeceksiniz.

Onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz,

            Onları kendiniz gibi yapmaya değil.

           

                                                                       Kahlil Gibran ( In the Prophet,1923 )

 

            Bir çocuğun beklentileri,hayalleri ve ebeveynlerin nasıl davranmaları gerektiği bir şiirle ancak bu kadar anlatılabilir. İşte kukla; ne kadar gerçekçi olursa olsun, gönüllerimizdeki ve beyinlerimizdeki ayrı bir dünyayı bizden alıp bize veren varlıklardır. Ustaları bir kere ölecektir ama, kuklalar her gösteriden sonra bıkmadan defalarca ölür, her gösteri için yeniden canlanırlar. İşte bu bile kuklalara ayrı bir büyü katar.

           

            Hepimiz kaderimize kuklalar gibi iplik parçaları ile bağlı değil miyiz ? Kukla sanatı buluş, beceri ve yeteneklere o kadar açık, gelişmeleri o kadar çok kabul eden bir çalışma ve gösteridir ki; kuklalar parmak kadar da olabilir, dev gibi de…Kukla sahnesi hayalleri Bambaşka bir hayal içinde sunar ama gerçeklere de ayna tutar.

 

            Ancak, daha güzel kuklacılık, onu kavrayabilmiş olan tasarımcılar, yazarlar, oynatıcılar, insanlar ve toplumlar istiyor. Gerçek kukla sanatçıları, kuklacılık dünyasında gerçekten yaşayan insanlardır. Ayrı bir yetenekleri, becerileri, bilgileri, kültürleri ve tecrübeleri olacaktır. Bu hazineden her toplum ve insan payını almalıdır.

 

            O halde toplumun geleceğini belirleyecek çocuklar üzerinde daha çok durulmalıdır. Çocuk bir toplumun geleceği ise, kültür ve tiyatro, onun yetiştirilmesi temelinde ayrı bir önem taşır. Bu önemler ve temeller çerçevesinde, kukla ve kukla tiyatrosu çocuk için vazgeçilemez bir konu olarak ortaya çıkar. Bunun yanında yetişkinlerin ne olduğunu kavrayamadığı kuklacılığı geliştirerek ve genişleterek çocuklarına devretmeleri de mümkün değildir.

 

            Gösteri ve çalışmaları ile kuklacılık, çocuklarla tanıştırılabilecek en iyi dosttur ki bu dostluk ömür boyu çok şey kazandıracak fakat hiçbir şey kaybettirmeyecektir. Bütün konularda örnek alınan gelişmiş ülkelerdeki kuklacılık uygulamaları maalesef ülkemizde yeteri kadar önemsenmemektedir. Çocuk ve genç nüfusun yüzdesi yüksek olan ülkemizde, geleceğe yürütülen ve toplumun geleceğini yüklenecek olan bu kesim kuklacılıktan uzak ve habersiz olarak yetiştirilmektedir. Geleneksel Türk Tiyatrosu için de durum aynıdır.

 

             Çocuk için, oyun ve oyuncağın önemi birinci derecededir. O halde, kukla ve kuklacılık bu açıdan ele alındığında bile değeri ayrıca ortaya çıkmaktadır. Hareketsiz ve eklemsizde olsa bir bebek ya da at yerine geçen basit bir sopa, onun hayal dünyasındaki fantezileriyle kuklalar dünyasındaki büyüyü en açık şekilde birleştirmektedir.

 

             Çocuk, farkında olmadan hayalin sıcaklığında gerçeğin soğukluğunu ısıtarak, hayatı ve hayatını kendi bakış açısı ile güzelleştirir.

 

             Ülkemizde, Karagöz’de olduğu gibi ne olduğunu eğitim ve öğretim yetkililerinin, çocukla ilgili kişi ve kuruluşların hala kavrayamadığı kuklacılık, gelişmiş ülkelerde, çocukla ilgili her konuya girmiş, her alana yerleşmiştir. Kuklayı çocukla baş başa bırakıp seyretmekten öte, gelişmiş ülkeler kuklacılığı eğitim ve öğretimde bir araç olarak başarı ile kullanmaktadırlar. Konu, elbette çocuğun eğlenmesinde de yerini alır, eğlendirilmesinde de…

 

             Çocuk, kukla çalışmaları ile çekingenliğini giderir ve konuşmasını geliştirir. Konuya bağlı olarak bilgisi ve kültürü devamlı artar ve sanata bakış açısı değişerek gelişme gösterir. Kuklacılık çeşitli açılardan öğrenciler için çok yararlı olmasına rağmen; geleneksel tiyatro, karagöz ve kukla konuları okullarımızda yeteri kadar yer almadığından öğrencilere çok yabancı kalmışlardır. Bu, büyük bir kayıptır ve devam etmemelidir.

 

              Kuklacılık çalışmasında yetenek ve beceri gelişmesi imkanı vardır. Grup çalışması, yardımlaşma ve araştırma vardır. Kukla gösterilerinde tiyatro sanatı ve tekniği hem bu çalışmayı yapanlar, hem de seyredenler için vardır. Kukla gösterilerinde Türkçe ve Türk Edebiyatı ile müzik kendiliğinden vardır. Kukla gösterilerinin büyüsü içinde ayrıca çevre, trafik, aritmetik, coğrafya, tarih, yurttaşlık, sağlık konuları eğlenceli ve değişik bir şekilde işlenerek beyinlere bilgi ve gönüllere sanat daha çabuk ve sıcak olarak yerleştirilmiş olur.

 

               Kuklacılık, eğlendirmesi ve eğitmesi yanında, çocuklara tiyatroyu öğretecek ve sevdirecek en uygun çalışma konusudur. Bugün karagöz veya kukla seyredip seven, hele çalışmasını yapan küçükler, yarının birer tiyatro sever büyüğü olacaklardır.

 

               Ülkemizde bugüne kadar, Karagöz’de olduğu gibi kukla ile kuklacılığında ne olduğunu kavrayamadığımız ve onları çocuk eğlencesi sandığımız, basit gördüğümüz için bu hazinelerden kendi alanında ve alanı dışında faydalanmayı düşünemedik, dolayısıyla beceremedik! Bu konuda gelişmiş ülkelerin durumunu da göremedik!

 

                                Geç kalındı ama, yanlış devam etmeli mi ?  

 





Anahtar Kelimeler: kukla, karagöz, kuklacı, karagözcü, kukl karagöz derneği, kukla derneği, karagöz derneği, mehmet tahir ikiler, kuka, puppet, shadow, shadow theater, pupet theater, erdinç öcal


Copyright © 2009 Kukla Karagöz Derneği Tüm hakları saklıdır.

Anasayfa  I  İletişim